Travel blogs by Travellerspoint

Yeni Zelanda

sessizliğin güzelliği

all seasons in one day 22 °C

Eğer siz de benim gibi Yeni Zelanda üç aşagı beş yukarı Avustralyaya benziyordur diyenlerdenseniz, fena halde yanılıyorsunuz. Burası çok değişik ve fena halde güzel.

Güzelliği ve özelliği büyük şehirlerinden kaynaklanmıyor. Tamamen doğa üzerine kurulmuş bir turizm anlayışları var. Toplam 4 milyon insanın %75 i kuzey adada yaşıyor, az farkla büyük olan güney ada ise neredeyse bomboş. Boş derken, insan yok ama 47 milyon koyun ve 7 milyon inek ve daha bilimum hayvanın büyük çoğunluğu burada. Bunlara nefis göl ve dağ manzalarını da eklerseniz nasıl bir ortamdan bahsettiğim daha net anlaşılabilir. İsviçreye gitmiş olanlar için tanıdık olan bu manzalaralar, oralarda hiç göremeyeceginiz hayat dolu canlı şehirler , kibar ve candan insanlarla daha da güzelleşiyor.

Daha güzel olduğunu duydugumuz için, Auckland'a vardıktan hemen sonra ( ve sevgili İdil ve Dan ın evinde misafir olup kafalarını şişirmemizi takiben), güney adada bulunan Christchurch'e varıyoruz.

IMG_3348 [1600x1200

IMG_3348 [1600x1200

]

Christchurch'e vardığımız gün şehri geziyoruz ve şimdiye kadar hiç ihtiyacımız olmayan rüzgarlık/ yagmurluklarımızı müthiş seyahat ve outdoor ürünleri satan Kathmandu isimli mağazadan alıyoruz. Bundan sonra kalın kıyafetler gerekecek sanırım:(
Christchurch kendi halinde küçük bir şehir ( bize göre tabii) , gezmek için yarım gün yeterli oldu, hava da güzeldi.

IMG_3353 [1600x1200

IMG_3353 [1600x1200

]IMG_3418 [1600x1200

IMG_3418 [1600x1200

]
IMG_3362 [1600x1200

IMG_3362 [1600x1200

]
IMG_3371 [1600x1200

IMG_3371 [1600x1200

]
IMG_3378 [1600x1200

IMG_3378 [1600x1200

]
IMG_3485 [1600x1200

IMG_3485 [1600x1200

]

Biz de diğer turistler gibi araba kiralama niyetindeydik, çünkü Yeni Zelandayı gezmenin en mantıklı yolu bu, fakat noel benim sandığımdan daha önemli bir dönem olduğundan tüm Yeni Zelandalılar tatilde, tabii bunlara turistler de eklendiğinde ciddi bir araba talebi var özellikle de güney adanın en büyük şehri olan Christchurch'te. Jucy isimli araba kiralama firmasından önce normal olarak araba kiralamak istiyoruz fakat arabaları yok, bu acı durum fena halde işimize geliyor çünkü relocationları var. Relocation bir şehirden diğerine arabayı götürmeniz gereken tek yönlü bir kiralama. En ucuz arabanın günlüğü 30-50 dolar civarındayken biz orta sınıf bir arabayı günlük 1 dolardan kiralıyoruz. Tek sakıncası araç sadece 3 gün bizde, dolayısı ile Queenstown'dan sonra dönmeyeceğiz.

Ertesi sabah yola çıkıyoruz, Mt Cook üzerinden Queenstowna varacagız. Yolda gördüğümüz yerler arasında kahvaltı için durduğumuz Darfield’de lezzetli kurabiyelerini tattığımız Darfield Bakery var. Lake Tekapo ve yanındaki Church of Good Shepard, Lake Pukaki ve ardındaki Mt Cook görüntüleriyle bol bol fotograf çektikten sonra Mt Cook'a gidiyoruz. Buraya tahminimizden çok geç vardığımız ve biraz bezgin olduğumuzdan herkes gibi trekking yapmadık ama Heritage otelde birşeyler içip oturduk. Yaz olmasına rağmen hala karlı tepeleriyle ve güzel manzaralarıyla etkileyiciydi. Eminim daha soğuk ve karlı zamanlarda daha güzel görünüyordur, çünkü sular çekilmiş, etraftaki nehirler kurumuş. Ama bu haliyle bile çok güzeldi.
IMG_3559 [1600x1200

IMG_3559 [1600x1200

]
IMG_3566 [1600x1200

IMG_3566 [1600x1200

]IMG_3594 [1600x1200

IMG_3594 [1600x1200

]

Yolda durduğumuz yerlerden birinde bu çocuklara rastladık. ben kızı biraz ablamın çocukluğuna benzettim:) Bu kadar hevesle dondurma yiyen kaç kişi gördünüz:)
cocuklar

cocuklar

cocuklar

cocuklar

IMG_3489 [1600x1200

IMG_3489 [1600x1200

]

Akşam geç saatlerde vardığımız Queentown'da herkese tavsiye edebileceğim hem merkezi hem de çok modern bir hostel olan Nomads’da kaldık. Bu konuda da biraz şanslıydık çünkü yer vardı, ve biz yer ayarlamadan gelmiştik. Ertesi gün Queenstown'u gezerek geçirdik.

IMG_3608 [1600x1200

IMG_3608 [1600x1200

]
IMG_3634 [1600x1200

IMG_3634 [1600x1200

]IMG_3645 [1600x1200

IMG_3645 [1600x1200

]IMG_3659 [1600x1200

IMG_3659 [1600x1200

]IMG_3661 [1600x1200

IMG_3661 [1600x1200

]

Ertesi gün Milford Sound'da olacagımız için yolu ikiye bölmek için gece Te Anau'ya gidip orada kaldık. Te Anau Queenstown gibi göl kenarında küçük ama güzel bir kasaba ama tabii Queenstowna göre daha küçük. Milforda gidenler kalmak için genelde burayı tercih ettiklerinden birçok otel var.
Milford Sound için ertesi sabah yola çıktıgımızda saat 8 di, kendi çapımızda erken ama Milford için normal bir saatte yola çıktık, Milforda vardığımızda 10.20 civarındaydı, biz de herkes gibi bir tur aldık, ve fiyordların arasında sisli bir havada güzel bir gezi yaptık.

IMG_3712 [1600x1200

IMG_3712 [1600x1200

]
IMG_3716 [1600x1200

IMG_3716 [1600x1200

]
IMG_3709 [1600x1200

IMG_3709 [1600x1200

]
IMG_3742 [1600x1200

IMG_3742 [1600x1200

]
IMG_3770 [1600x1200

IMG_3770 [1600x1200

]
IMG_3777 [1600x1200

IMG_3777 [1600x1200

]
IMG_3746 [1600x1200

IMG_3746 [1600x1200

]

Hava yağışlı olduğunda binlerce minik şelale oluşuyor dağlardan aşagı dogru, ama eger durgun ve güneşli ise de dağların suya yansımaları nefis görünüyormuş. Bu hali fotoğraflardan görmekten başka şansımız yok malesef. 50 km uzağındaki Queenstownda günlük güneşlik bir hava varken Milford bize yagmurlu yüzünü göstermek istiyor, bu haliyle de çok gizemli ve güzel görünüyor.

Dönüş yolunda hem Te Anauda hem de tüm geyik/ koyun /inek/ papağan gördüğümüz lokasyonlarda durup bolca fotograf çektikten sonra akşam Queentown’a varıyoruz.
IMG_3806 [1600x1200

IMG_3806 [1600x1200

]kea

kea


Kea

Kea


cicekler

cicekler


45.paralel

45.paralel


mirror lakes

mirror lakes

mirror lakes

mirror lakes


koyun

koyun


inekler gelmeyin ustumeeee

inekler gelmeyin ustumeeee


geyikler

geyikler


IMG_3921 [1600x1200

IMG_3921 [1600x1200

]
IMG_3972 [1600x1200

IMG_3972 [1600x1200

]
IMG_4073 [1600x1200

IMG_4073 [1600x1200

]
IMG_4125 [1600x1200

IMG_4125 [1600x1200

]

Christmas Eve olduğundan anlamadığım birşekilde bütün barlar tıklım tıkış dolu. Biz de adete uyuyor ve birkaç bar geziyoruz. Sonra da yıllardır İstanbulda gitmek istediğim ama yapamadıgım Noel ayinine gidiyoruz! O kadar uykum var, üstelik bardan çıktık ama olsun. Çok şirin bir kilise var tam hostelimizin karşısında, elimize tutuşturdukları kağıtlardan ilahilere (?) eşlik ediyoruz. Rahip çok da güzel konuşuyor, 10 -15 dakika dinledik ama bizi ön sıralara oturtma davetini çabuk kaçabilmek için reddettik, biraz ayıp oldu.
Ertesi gün dinlenme günümüz, arabayı da teslim etmemiz lazım ayrıca Noel. Geç saatlere kadar uyuyup, arabayı teslim etme, çamaşır yıkama vs. gibi işlerle uğraşıyoruz. Genelde heryer ya açık olanlarda çok pahalı. Genelde Türkler ve çekiklerden başkası açmamış zaten. Buna hazırlıklıyız, hostelin kalabalık mutfağında kendimize güzel bir yemek pişirip yedik. Akşam genelde hostelde herkes çünkü tüm barlar kapalı. Boxing day yani 26sı da resmi tatil, boks maçı filan olduğu yok tabii, sadece ismi kalmış. Queenstownun ünlü hamburgercisi Fergburgere gidip yediğim en büyük hamburgeri yiyip mide fesatına uğradım. Bu öğün hem öglen hem akşam yetti de arttı bile. Akşam da Patagonia dondurmacısına gittik tek topla yine mide fesatı geçirdik ama hem dondurma hem de çikolataları nefisti. Bu yeni Zelandalıların dondurma işini çok iyi becerdiklerini düşünüyorum. O kadar koyun olunca süt ürünlerinin tamamı başarılı.

Diğer tüm turistlerin aktivite planlarında şu gibi aktiviteler var:
Bungea Jump : yüksekçe bir köprüden ayaklarına ip bağlayarak kendini aşagıya atma ( en yükseği 134 m, ayrıca bu yeni zelandalılar yerlileri bu sporun icad edenler oldugundan gayet yaygın.
Canyon Swing: yine yüksekçe bir yerden ( kanyonun bir tarafından) salınmak suretiyle kendini aşagıya atmak ( yaklaşık 200 m lik bir salıncak gibi)
Skydive:uçaktan kendini bir bilenle beraber aşagıya atma ve sonra paraşütün açılması için dua etme
Jetboat: gayet hızlı motorlu bir tekneyle dar kanyon duvarları arasında son sürat yol alıp eğlenme, ıslanma
Skyjump: yuvarlak bir küreye oturtulup 5g yiyecek şekilde havaya fırlatılma, durana kadar çeşitli yönlere sallanma

ayrıca paragliding, white water rafting vs. vs.. gibi macera sporları listesi uzayıp gidiyor...

Bunların comboları filan satılıyor, yani hepsini birden aldıgınızda 10 dolar filan daha ucuza alıyorsunuz:)

Biz en fazla jetboat yapabilecegimizi düşünürken günler hızla geçti onu da yapmadık ama yapanların videolarını seyretmek çok eglenceli.

Queenstown'da geçen güzel günleri takiben Auckland'a vardık. şehir boş denebilir, herkes tatilde sanırım. Açık bir bar bulup doğumgünümü 2 bira ve bir pasta dilimi eşliğinde kutladık:) Sahil ve marina tarafını gezdik. Auckland müzesi, Albert Park, Domain gibi yeşillikleri dolaştık, çok yorulduk. Uçağımız yarın akşamüstü, birkaç gün yokuz efenim.
bekle bizi Güney Amerika!!

Posted by Ayça. 28.12.2009 00:14 Archived in New Zealand Comments (8)

Bula!

Fijide tembel gunler...

sunny 30 °C

Fiji rotamiza hic de aklimizda yokken RTW bileti alamayacagimizi anladigimizda, yani Tahiti ve Easter island rotadan çıktiginda dahil olmustu. Hem pasifikte de bir ada görmek istediğimiz için hem de Avustralya ve Yeni Zelanda arasinda oldugundan ayarlamasi cok kolaydi.

Fiji Avustralyalilarin surekli olarak ailecek gittigi hem onlara gore cok ucuz hem de yakin bir tatil yoresi. Çoğunda yerleşim olmayan toplam 300 adadan oluşuyor. Çok da guzel oldugundan neredeyse sadece Avustralyalilar tarafindan isgal edilmis durumda. Fiji nufusu toplam 850.000 kisi, bunlarin da yarisindan fazlasi anakara dedikleri Viti Levuda yasiyor. Baskent Nadi. Aslinda Büyük Britanyanin tüm üyeleri gibi paralarin üstunde Kralice Elizabetin resmi olmasina ragmen su anda darbe hükümeti oldugundan Birlesik kralliktan atilmislar. Seçimle bir hükümet başa geçerse tekrar alınacaklarmış.

Insanlari fakir ama guleryuzlu,konuşkan ve yardımcıydı. Zaten buranin sifresi `BULA`. Merhaba, gule gule, hayat gibi bircok anlami var. Her gun defalarca her karsilastiginiz insandan duyuyorsunuz Bula lafini. Kisacasi bu insanlar hayati az kelimeyle basit yasiyorlar. Her zaman pozitif olmalarinda hem havanin hem de doganin yardimi var mutlaka. Bunun disinda yemekler muthisti, özellikle meyveler. Hava da güzeldi.
(2 gün önce yaşadıkları kasırganın etkileri geçmemiş ama 80 km/saatte esen bir fırtınaya göre nispeten az hasar bırakmıştı. Buradan tekrar hepsine gecmis olsun diliyorum)

4 gun boyunca hicbirsey yapmamayi nasil basaririz diye cok dusunmemiz gerekmedi, Fiji zamaninda yasadik. (yani hicbirsey yapmadik, buna fotograf cekmek de dahil.Gordukleriniz cektigimiz fotograflarin tamami neredeyse)

IMG_3328 [1600x1200

IMG_3328 [1600x1200

]IMG_3281 [1600x1200

IMG_3281 [1600x1200

]IMG_3262 [1600x1200

IMG_3262 [1600x1200

]IMG_3241 [1600x1200

IMG_3241 [1600x1200

]IMG_3273 [1600x1200

IMG_3273 [1600x1200

]IMG_3293 [1600x1200

IMG_3293 [1600x1200

]IMG_3304 [1600x1200

IMG_3304 [1600x1200

]IMG_3302 [1600x1200

IMG_3302 [1600x1200

]
IMG_3341 [1600x1200

IMG_3341 [1600x1200

]IMG_3247 [1600x1200

IMG_3247 [1600x1200

]

Posted by Ayça. 25.12.2009 18:52 Archived in Fiji Comments (3)

Avustralya güle güle

Surfers Paradise & Brisbane

sunny 27 °C

Surfers Paradise ın adı ne kadar vaatkar ise kendi de o kadar da ticari ve turist doluydu. Turist buralarda ikiye ayrılıyor. Çekikler ( Japon & Kore) ve diğerleri. ( Bir süredir çekikleri göremiyorduk ki Gold Coast ta tekrar karşımıza çıktılar.) Diğerleri genelde Alman/ İngiliz / Fransız ve yaş ortalaması 20 civarında. Surfers Paradise, Gold Coast denilen Brisbanın güneyindeki bölgenin merkezi diyebliriz. Brisbane in kuzeyindeki sahillerin adı ise Sunshine Coast. Biz buralara ugramadan geçtik, fakat bu bölge daha az turistik ve daha güzelmiş. Surfers Paradise inanılmaz büyük , sanayi şehri gibi, heryer sahile parallel olarak uzanan gökdelenler ve otellerle dolu. Iyi tarafi ise hem otel hem de lokanta cok var.
surfers paradise

surfers paradise

Plajlarda genelde turistlere dalga sörfü ögreten sörfçülerden başka sörf yapan yok. Kumsallar turist dolu, yerli çok az bulunuyor. Tum cekikler coraplariyla plaja gelip fotograf cektirip gidiyorlar. Asıl dikkatimi çeken ise burada cankurtaranlık müessesini biraz fazla ciddiye almaları. Evet dalgalar büyük ve tehlikeli ama en kalabalık anda bile neredeyse iki kişiye bir cankurtaran düşüyor. Bunun çocukluktan itibaren kursları klüpleri hatta şampiyonaları var ( şampiyonu hangi kriterlere gore seçtiklerini ögrenemedim) ama bütüüün bir bölge kafalarında boneye benzer sarı kırmızı şapkaları ve Baywatch dizisinden hatırlayacagınız plastik aletlerle etrafta dolaşıyorlar. Sadece insanlar değil 800 m de bir iki jip, 2 jetski, vs tam takım bekliyorlar. Bir ara dalgalar yükselince heyecanlanıp denize girdiler , hakikaten biri bogulsa neler olurdu bilemiyorum.

IMG_3172 [1600x1200

IMG_3172 [1600x1200

]
IMG_3174 [1600x1200

IMG_3174 [1600x1200

]
IMG_3168 [1600x1200

IMG_3168 [1600x1200

]


Buradan Byron Bay e geçiş planımız da bezginliğimize ugradı ve bu hareketli şehirde diger turistler gibi biz de buraya çok yakın olan eglence parklarından birine gittik. Burada biraz Amerikan özentisi bir şekilde tüm eglence parkları var. Biz tabii su parkını seçtik. Avustralyalıların bu adrenalin sporlarına ne kadar meraklı insanlar oldugunu düşününce ben parktaki ekipmanlardan korktum hakikaten de şimdiye kadar gittiğimiz en eglenceli parklardan biriydi. ( u şeklindeki 70 derece egimli bir kaydıraktan saatte 50 km hızla iniyorsunuz sonra tekrar diger tarafa vs.. surat ifadelerimizi görmenizi isterdim) bu arada tüüüm seyahatimiz boyunca gördügümüz tek Türk turistleri bu parklarda görmemiz de şaşırmadıgımız bir başka konuydu:)

Daha sonra geçtiğimiz Brisbane de az kalmamıza rağmen ben şehri gerçekten çok begendim. Hem ufak ve düzenli hem de canlı bir şehir. Bir de bu kadar büyük bir tatil yöresinin tam ortasında büyük şehir oldugundan mıdır nedir, herkes gayet şık, iyi giyimli, Sidneyde bolca gördügümüz Networkten çıkmış gibi görünen ama ayagında parmak arası terlikle gezen işkadınlarından eser yok. Çok fazla çeşitli kozmetik satıyorlar, özellikle yenebilir ruj ve duş jellerine bayıldım, çikolatalı, vs vs.
IMG_3229 [1600x1200

IMG_3229 [1600x1200

]
IMG_3225 [1600x1200

IMG_3225 [1600x1200

]
IMG_3191 [1600x1200

IMG_3191 [1600x1200

]IMG_3199 [1600x1200

IMG_3199 [1600x1200

]
IMG_3182 [1600x1200

IMG_3182 [1600x1200

]

Her şehirde olduğu gibi burada da güzel bir botanik bahçesi var, güzel sanat müzesi –kütüphane- plaj gibi bilimum paylaşım alanlarını ise güney şeridine yanyana koymuşlar.

Avustralya macerası için 3 hafta ayırmıştık, tam kararında hatta 2-3 gün daha kisa bile olabilirdi. Özellikle bizim gibi uzun dönemli seyahat edenler için çok pahalı bir ülke, dolayısıyla gezmesi çok rahat değil. Tabii bir de bize Bangkok ve Türkiyeden sonra aşırı pahalı geldi. Ama doğası çok değişik, özellikle benim gibi değişik hayvanlara meraklıysanız sadece hayvan görmeye bile gelinebilir, ya da extreme sporları sevenler için heryerde skydiving yapmak çok yaygın. Onun dışında bu büyük kıtayı görmek için ya cok onceden alinmis ucak biletlerine ya da otobusle seyahat edecek zaman ve sabira sahip olmaniz sart.

Buradan sonraki duragımız Fiji, Barışın çoooook özendiği ve hasretle beklediği bir yer, günlerce ve gecelerce otel araştırdı, hatta son dakikaya kadar karar veremedigi için 2 otelde ve toplam 3 ayri odada birden rezervasyon yaptrmisti:)

(10 gundur bizden ses cikmadigi icin tum okurlardan ozur dileriz ; ya cok kosturduk ya da oyle tembellik yaptik ki yazamadik; ama merak etmeyin iyiyiz. yeni yila guney amerikada girecegiz diger sorulara daha sonra cevap vermek uzere hepinize selamlar)

Posted by Ayça. 25.12.2009 04:42 Archived in Australia Comments (1)

Budget accommodation in Australia

Read reviews from other Travellerspoint members.

Airlie Beach & Whitsundays

ben köpekbalığı gördüm:)

sunny 30 °C

Airlie beache geldigimizde saat 11i bulmuştu ve bizim rezervasyon yaptıgımızı sandıgımız otelin görevlisi aynı fikirde değildi, neyse yenisini yapıp girdik. Hem geceyi otobüste geçirmiş olmaktan dolayı yorgunuz, hem de burada da zehirli denizanaları var:( Şahane görünen kumsallardan yine yararlanamıyoruz ama yine yılmadan şehirdeki tuzlu su havuzuna ve sonra da otelin havuzuna giriyoruz.
Çok küçük bir kasaba burası, ana caddedeki dükkanlar genelde turizm ofisi, otel veya tur satıyorlar, geri kalan birkaç yer ise lokanta. Buranın asıl görülmesi gerekn yeri Avustralyanın en güzel plajı dedikleri (Kerem’in de çokca tavsiye ettiği) Whitehaven beach, biz de ertesi gün için turumuzu düzgün gibi görünen bir tekneden alıyoruz. Turlar Cairnsteki kadar ticari ve büyük çaplı degil, daha mütevazi teknelerle yapılıyor. Genelde burası çok rüzgarlı bir bölge oldugundan turların çogunlugu yelkenli veya katamaranlar var, fakat biz günübirlik tur almak istedigimizden daha hızlı bir tekne ile yola çıkıyoruz.
Whitehaven beach hakikaten ününü hakediyor, zaten fotograflar da anlatıyor, olaganüstü bir yer. (Türkiyedeki hava şartları sebebi ile bu fotoları koysak mı diye çok düşündük- artık anlayışınıza sığınıyoruz:)
whitehaven beach119

whitehaven beach119


whitehaven beach116

whitehaven beach116

whitehaven beach113

whitehaven beach113


whitehaven beach

whitehaven beach


whitehaven beach

whitehaven beach

Kumlar o kadar beyaz ki, denizen içindeki tüm balıklar sahilden net olarak görünüyor. Hatta büyük bir vatos, az once kıyıdaydı biz üstüne gidince kaçtı. Bir de tanımlayamadıgımız yosunumsu bir hayvan bizden kaçarak uzaklaşıyor:)
Ada koruma altında, kesinlikle otel yok, herhangi bir yapı da yok. Denize girdikten sonra bir de yukarıdan bakmak için adanın tepesine çıkartıyorlar bizi, vatosların çoklugu oradan daha da net görünüyor. Tam ayrılmadan bir dev deniz kaplumbağası da selamladı bizi.

whitehaven beach

whitehaven beach


whitehaven beach

whitehaven beach


barış

barış

Buraya varmadan Hook Island’ın kuzeyinde şnorkel yapmaya gittik ve Cairnste gördügümüzden fazlasını gördük. Hatta küçük (2m) bir (resif) köpekbalığıyla şnorkel yaparken karşılaştım, o beni görmüyor, aaa şanslı günümdeyim sanırım. Üstelik o kadar çabuk kayboldu ki, Barışa gösteremedim bile. Onun dışında 1 m boylarında cod (?) ve papagan balıkları etrafta yüzüyor.

Aslında iki gece olarak planladığımız gezimizi tek gün olarak kesip, hatta çok ünlü Fraser Island’da da durmadan, tur dönüşü Gold Coast’a devam etmeye karar verdik, aynı yerde birkaç gün kalıp biraz dinlenmeye ve toparlanmaya ihtiyacımız var.

Gece yine otobüste geçecek. Tur dönüşü bilet aldıgımızdan şevkatli soförümüz kesinlikle otobüse binemeyecegimizi, çünkü dolu oldugunu söylüyor, neyse telefonla durumu anladıgında sonuncu olarak bizi otobüse buyur ediyor.
Bu en uzun otobüs yolculuğumuz şimdilik- 18 saat civarında. Öncelikle arabayla yapmaya niyetlendiğimiz bu doğu sahili yolculuğunun ne kadar uzun olduğunu anlayınca otobüse dönmekle çok doğru bir karar verdik sanırım. Bu ülke gerçekten çok büyük ve mesafeler de çok uzun. Yolda uyuyoruz ve gece yolculukları bize hem zaman hem de para kazandırıyor.
Gold Coastta denizden her an çıkabilecek timsah/ köpekbalıgı /denizanası olmadan, insan gibi yüzebilecegiz sanırım, hedefimiz Brisbane aktarmalı Surfers Paradise. Otobüse binmeden tabii ki buradaki en sevdiğimiz arkadaşımız olan Mc Donalds'a uğruyoruz, çünkü burada pahalı birşey internet, üstelik wireless çok az yerde var, oysa McDo sınırsız wireless hizmeti veriyor, birşey almak zorunluluğu olmadan. Doğal olarak tüm gittiğimiz şehirlerde olduğu gibi burada da Mc Donaldsta otobüs gelene kadar internet kullanıyoruz. Barış '18 saatlik otobüs yolculuğu' sebebi ile fazlasıyla gergin, kaçırmak için elinden gelen gayreti gösterdi ama geç geldi otobüs ve yakadık neyse ki.

greyhound otobüsümüz

greyhound otobüsümüz

otoyol çıkısında ters yöndeki işaret

otoyol çıkısında ters yöndeki işaret

Posted by Ayça. 12.12.2009 19:22 Archived in Australia Comments (7)

Cairns

denizanası vs. köpekbalığı

sunny 30 °C

Cairns, Bodrum Marmaris gibi, gençlerin toplandıgı bir şehir, genelde büyük bariyer resifi teknelerinin çogu buradan kalkıyor, Queenslanddeki ilk duragımız burası.

carins

carins


cicekler2

cicekler2

Queensland, Avustralyanın Akdeniz bölgesi diyebiliriz, genelde herkes tatilini burada geçiriyor, fakat şu anda yaz olması sebebi ile düşük sezonda. Yazın tüm kıyılarını kaplayan zehirli denizanaları geliyor ve suya sadece netle çevirdikleri az sayıdaki kumsallardan veya haşema veya wetsuit tarzı kıyafetlerle giriliyor. Bir de yağmur mevsimi başlıyor ki, kasım- nisan ayları arasında bu iki sorundan dolayı düşük sezon. Ama belediye bos durmamis ve sahile cok buyuk bir tuzlu su havuzu yapmis yaninda duslar da var cok guzel bir hizmet. Bizim caddebostan plaji tarzi piknik tuplerine rastlamiyoruz gayet medeni ve temiz.
IMG_2753 [1600x1200

IMG_2753 [1600x1200

]

Aksam 7 civarı vardıgımız otelden ertesi gün için hemen bir tekne ayarlayıp dünyanın en büyük canlısı olan büyük bariyer resifine dogru katamaranımızla yola çıkıyoruz. Herşey güzel, firma iyi, üstelik yazılmak istedigimiz turda yer olmadıgı için bizi upgrade ettiler, daha iyi bir teknedeyiz. Sabahtan şnorkel yapıp, ögleden sonra dalış ve altı camlı teknede dolaşacaktık fakat dalış gecikti, camlı tekneyi kaçırdık. Çok klostrofobik görünüyordu, pek üzüldüm diyemem. Resifler renk renk çeşit çeşit ama, bu balıkların aşırı büyük olmaları haricinde Mısırda gördügümüz renkler ve canlılık yok malesef. (su altında çektiğim fotografları teknik bir problemden ötürü yükleyemiyorum malesef şimdilik.)
IMG_2655 [1600x1200

IMG_2655 [1600x1200

]
ada

ada


ada2

ada2


tur6

tur6


Yine de güneşten haşlanmamız dışında hoş bir gün geçirdik.

Bu civarda başka yapılacak aktivite de kuzeydeki yagmur ormanlarına gezi. Sabah 7.30 da alınıyoruz, akşam 7 ye kadar timsah görmeye çalışma ve ormandaki bitki ve hayvanları tanıyalım şeklinde geçiyor. Timsah da görüyoruz, ama türünün en küçüklerinden.
IMG_2892 [1600x1200

IMG_2892 [1600x1200

]IMG_2970 [1600x1200

IMG_2970 [1600x1200

]
IMG_2812 [1600x1200

IMG_2812 [1600x1200

]

Bu tur şahane degildi, sonuçta arabayla ulasilabilen yagmur ormanı , hafif talan edilmiş, daha iyilerini gömüştük ve umarım bu gezide de görecegiz. Ama Cape tribulation; Mossman Gorge, Daintree ve Port Douglas gibi gormek istedigimiz tum yerlere gittik. Rehberlerimizin biri Italyan digeri Fransizdi ve onlar da gayet sekerdiler.
IMG_2842 [1600x1200

IMG_2842 [1600x1200

]
IMG_2830 [1600x1200

IMG_2830 [1600x1200

]
IMG_2798 [1600x1200

IMG_2798 [1600x1200

]
IMG_2789 [1600x1200

IMG_2789 [1600x1200

]
IMG_2781 [1600x1200

IMG_2781 [1600x1200

]
IMG_2856 [1600x1200

IMG_2856 [1600x1200

]
IMG_2848 [1600x1200

IMG_2848 [1600x1200

]
IMG_2776 [1600x1200

IMG_2776 [1600x1200

]
IMG_2777 [1600x1200

IMG_2777 [1600x1200

]
IMG_2782 [1600x1200

IMG_2782 [1600x1200

]

Uzun zamandır görmediğimiz ve hiç de özlemediğimiz sivrisinekler tarafından bolca yendikten sonra şehire dönüyoruz, bu aksamı otobüste geçirecegiz, yarın Whitsunday adasına ulaşabilecegimiz Airlie beach’e öglen ulaşacagız, otobüs biletini alırken bize koltuk numarası vermiyorlar, kalkmadan soföre gidip numara alıyorsunuz. Bizdeki gibi kaptanın bir agırlıgı yok, kıyafet lacivert şort ve dizaltına kadar çekilmiş beyaz çoraptan ibaret, ayrıca bavulları koymaya kadar herşeye o bakıyor, tek kişilik dev kadro.
Ama otobüs rahat, herkes Airlie beache gidiyor, genelde Avrupalılardan oluşan gençler.

Airlie beache geldigimizde saat 11i bulmuş, bizim rezervasyon yaptıgımızı sandıgımız otel rezervasyonumuzu bulamadı, neyse yenisini yapıp girdik. Otelimiz guzeldi ama sadece br gun buradayiz..
IMG_3001 [1600x1200

IMG_3001 [1600x1200

]
IMG_2997 [1600x1200

IMG_2997 [1600x1200

]

Cairns hakkında genel yorum yapmak gerekirse, çok güzel bir şehir, fakat civarında denizin rengi kahverengi, çünkü nehir denizle birleşiyor. Hatta şehir merkezi sahili hafif kurumus bir bataklık. Olaganüstü kumsallar kuzeyinde mevcut fakat bakıp girememek çok fena. Yani çok iyi bir havuzu olan otel bulursanız eglenceli birkaç gün geçirirsiniz, veya büyük bariyer resifi civarına her gün tura gitmeniz lazım çünkü orada hem daha az denizanası var hem de deniz gerçekten güzel.

Posted by Ayça. 12.12.2009 02:12 Archived in Australia Comments (1)

Ayers Rock, Uluru

al sana sıcak

sunny 41 °C

Ülkenin tam ortasında bir büyük kaya parçası var, Adı Uluru, kırmızı renkte. Aborjinler için kutsal, biz de bugün itibarı ile Uluruya geldik. Avustralya deyince akla gelen 2 şekilden biri Opera binasıysa, diğeri Uluru.
uluru

uluru

Bildiğiniz çöl, sadece kum yok, toprak, göz alabildiğine düz, kırmızı tonlarda toprak. Hava 42 derece, sabit. Benim kamp yapalım diye tuturmama engel olan Barış sayesinde oteldeyiz Allahtan, ama otelde bile yeterince börtü böcek var. Şöyle anlatayım, araba kiralarsanız, sigorta gece yaptıgınız kazaları karşılamıyor çünkü çokca hayvan sebebi ile kaza oluyormuş.

Bu civarda görülecek 3 ana yer var, Olgas, Uluru ve King’s Canyon. Öglen saatlerinde vardıktan sonra ilk turumuzu Olgas’a (Ecotours’tan) alıyoruz, gidip gün batımı yapacagız.
olgas

olgas


olgas2

olgas2


IMG_2363 [1600x1200

IMG_2363 [1600x1200

]

Olgas, Ulurunun daha büyügü ve dagınık olanı denebilir.Bu kaya parçaları dünya miras listesinde, oluşumlarını da basitce anlayım: Avustralyanın ortası eskiden içdenizmiş. Bu içdenizin kenarındaki dağ erozyana ugrayınca bu sedimentler yıllarca bu iç denizi doldurmuş. Olgas 15derece Uluru ise 60 derece dik açı yapacak şekilde bir depram sayesinde günümüzdeki görünüşlerine kavuşmuşlar. Büyük olanları daga daha yakın tarafta olan Olgas’ı, daha ince kum olanları ise Uluruyu oluşturmuş. Bu katmanların çizgilerini her iki oluşum üzerinde dikine görebiliyorsunuz.
Aborjinlere bu toprakları 1985te vermiş Avustralya, kısacası park sınırı içindeyken Aborjin topragındayız. Malesef fotograflarını ruhu hapsettigini düşündükleri için çektirmiyorlar, oysa öyle ilginçler ki.

İkinci gün batımını ise Uluruda yapacagız ama aldıgımız tur bir garip (Uluru Express), kendibaşımıza bir rotada yarım saat yürüdük, ve gerçekten korktugumu söyleyebilirim. (Dünyanın en zehirli 10 yılanından 8 tanesi Avustralyada yaşıyor ve 3 tanesi de bu parkta. Etrafta büyük hayvan yuvaları var, garip sesler geliyor. Ayrıca etraftan her an deve, kanguru,emu gibi hayvanlar dışında zehirli böcekler / bitkiler de çıkabilir.) Biz de şehir insanları olarak bu dogada pek anlamadıgımızdan ne nedir bilemiyoruz tabii.

IMG_2383 [1600x1200

IMG_2383 [1600x1200

]
IMG_2384 [1600x1200

IMG_2384 [1600x1200

]

Son günümüzde Uluruya gündoğumu için sabah 5 te gidiyoruz. Işıklar farklı , farkı yönde olmamız dışında pek anlamlı değil. Burası 1 günde gezilebilecek bir yer eğer bizim gibi Kings Canyona gitmezseniz. Biz aslında gitmek istiyorduk ama 3 saat git 3 saat gel gözümüz yemedi.
IMG_2503 [1600x1200

IMG_2503 [1600x1200

]
IMG_2477 [1600x1200

IMG_2477 [1600x1200

]
IMG_2504 [1600x1200

IMG_2504 [1600x1200

]
IMG_2539 [1600x1200

IMG_2539 [1600x1200

]

Herkeste bir sineklik var kafalarına geçirip dolaştıkları bir şapkanın tulle çevrilmişi. Etraftaki aşırı sinek saldırısını engellemek için. Biz almadık, ama kesinlikle iyi bir yatırım olabilirdi. Biz de hafiften kapandık:)
IMG_2608 [1600x1200

IMG_2608 [1600x1200

]
turbanli ben

turbanli ben

Posted by Ayça. 09.12.2009 13:52 Archived in Australia Comments (2)

Sidney

rain 20 °C

Melbourneden sonra Sidney, İzmirden sonra İstanbul gibi...
daha büyük, daha canlı, daha kozmopolit, daha renkli ve eglenceli...
Trafik bile büyük çogunlugunu göçmenlerin oluşturması sebebiyle sakin degil, önümüzdeki adam digerini dövmek için arabasından çıktı, digeri inmedi, kavga olmadı.

Tek problem geldigimizde 35 derece olan hava, biz gelir gelmez 20 dereceye indi ve o çok ünlü Sidney plajlarında sadece yürüyüş yapabildik, Blue mountains milli parkı veya çok turistik hayvanat bahçesi gibi açıkhava aktivitelerini yapamadık. Ama Yeni Zelanda vizemizi 2 günde kolayca aldık, tüm seyahatlerimizi ayarladık, dinlendik vs...
şimdilik sadece birkaç foto....

rocks market

rocks market

opera house

opera house

harbour bridge

harbour bridge

botanic garden

botanic garden

darling harbour

darling harbour

town hall

town hall

QVB

QVB

scottish music

scottish music

cathedral

cathedral

botanic garden yarasaları

botanic garden yarasaları

opera house

opera house

harbour bridge

harbour bridge

Posted by Ayça. 06.12.2009 14:50 Archived in Australia Comments (3)

(Entries 1 - 7 of 15) Page [1] 2 3 » Next